Şükreden Kul Olmak

 

sukur3
Hz. Aişe’ye (r.a) Efendimizin hallerinden en şaşırtıcı olanını sordular. Ağlamaklı bir şekilde cevap verdi:

“O’nun hangi hali şaşırtıcı değildi ki? ..

Bir gece geç vakit geldi. Tulumun yanına vardı, fazla su harcamadan abdest aldı. Sonra namaz kıldı. Bir yandan da ağlıyor, gözyaşları göğsüne akıyordu. Rükûa vardı, rükûda da ağlıyordu. Secdeye vardı, yine ağlıyordu. Secdeden kalktı hala ağlıyor…

Bu hal sabah ezanı okununcaya kadar sürdü. Bunun üzerine şöyle dedim:

Ey Allah’ın Rasulü, seni ağlatan nedir? Allah Teala senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını mağfiret etmedi mi?”

Buyurdular ki: 

“Çok şükreden bir kul da mı olmayayım? 

Nasıl olmam ki, Cenabı Hak ‘Göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akl-ı selim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.

Onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde derin derin düşünürler ve: Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratamadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru, derler.’ buyurmuştur.” der. Ve Efendimiz s.a.v. damla damla şükür yaşlarını dökmeye devam eder. 

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.